06 Ocak 2014

çok değil bir hafta önce trabzondaydım.
sırf kendimi öldürmemek için 900 km uzağa gittim.sanki bir duyguyu yatakta bırakıp koşar adım uzağa kaçtım ki beni bulana kadar yıl dönümü geçsin.beni öldürmek istediğinde bir sene daha bekle diyebiliyim.
şimdi hala beni öldürmek isteyen anılar var.gerçekleştikleri,gerçekleştikleri kadar geçmişte kaldıkları için benden nefret eden anılar.tanrı antidepresanları korusun.
çünkü antidepresanlar günümüzün melekleri.iblislerle savaşta mikailin kılıcı yerine sakinleştirici alıyorsan yaşasın medenileşme savaşındaki şehirliiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii.

bütün komik sözlerimi trabzonda harcadığım için geriye komada uyuyan insan duyguları kaldı.buyüzden hayatıma biraz renk katmak için özkanı aradığımda bana önüme bakmamı söylediğinde hissettiğim acının verdiği zevki anlatamam..
ama bu sefer,daha önceden öngörebildiğim için acı çok çok daha hafifti.sinek ısırığı tabirini kullanacağım kadar.Ama bu hafif acı halinin peşinden getirdiği ejderha alevini hiç tahmin etmemiştim..kalbime ejderha taşındı.ve her pompalamasında damarlarıma lav gibi kan akıyormuşcasına bir ızdırap..Hissedebildiklerimi başka nasıl izah edebilirim bilmiyorum...en yakını ejderha alevi işte.Bide özkan gidince herşey gitti.yemin ederim....Of bu bildiğin anam babam aşk acısı resmen ve çok sıradan.entirikalı,ihanetli günler daha güzeldi.

bu yazıya başlarken yıllardır üstüne sadece bikaç cümleden fazla kurmadığım konuyu anlatmak için başlamıştım ama onun yerine saçma sapan şeylerden bahsettim.ve evet bunu bilerek yaptı.şimdide yazdılarımı hiç okumadan paylaşıcam ve 1 hafta önceki trabzon anılarımı ,bikaç kişiyle yaşadıklarım hariç, silicem.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder